İki plan değil, tek bir aile
Kilise, İsrail’in yanında yürüyen ya da onun yerini tamamen alan Tanrı’nın yedek planı değildir — aynı aileye, aynı antlaşmaya, İbrahim’e kadar uzanan aynı hikâyeye aşılanmıştır. Bu, Eski Ahit’in nasıl okunması gerektiğini değiştirir: birkaç Mesih-öncesi ders içeren başkasının tarihi olarak değil, kendi ailenin hikâyesi olarak.
Bu aynı zamanda “biz ve onlar” düşüncesinin İsrail’e, kiliseye ya da kendi köşenden farklı görünen herhangi bir Tanrı halkı grubuna dair görüşüne ne kadar kolay sızabileceğini de değiştirir.
Burada izlemeye değer ikinci bir iplik daha var: bu aileye ait olmak, Eski Ahit’in kendi içinde bile, hiçbir zaman gerçekten soy meselesi olmadı. Baştan beri Tanrı bir kalıntı topluluğu koruyageldi — İsrail içinde, soydan değil sadakatten belirlenen sadık bir azınlık — bu arada pek çok etnik İsrailli uzaklaştı. İkinci Çıkış aynı örüntüyü sürdürür: Tanrı bir halkı, onu hak ettikleri için değil, kuşaktan kuşağa sadık kalan herkese kendini bağlamaya devam ettiği için kurtarır. Bu, mirasın, mezhebin ya da bir aile adının hiçbir zaman olamayacağı kadar sağlam bir zemindir.
Düşünmek için sorular
- Eski Ahit’i gerçekten kendi ailenin tarihi olarak mı okuyorsun, yoksa başkasının hikâyesi için arka plan malzemesi olarak mı?
- Kendi köşende olduğu gibi görünmeyen, ibadet etmeyen ya da ait olmayan inananlara bakışına “biz ve onlar” düşüncesi nerede sızdı?
- Tanrı halkına ait olmak her zaman miras yerine sadakatle belirlendiyse, şu anda bunun yerine neye dayanıyorsun — bir aile adı, bir mezhep, bir gelenek — oysa yalnızca sadakatin taşıması gereken bir şeye?
Dua
Baba, beni ta İbrahim’e uzanan ailene ve hikâyene aşıladığın için teşekkür ederim. Eski Antlaşma’yı kendi ailemin tarihi olarak okumayı bana öğret. Benden farklı görünen halkına karşı yüreğimdeki “biz ve onlar” düşüncesini kaldır ve soya ya da isme değil, sana sadakate dayanmamı sağla. Amin.