Musa’nın hikayesi
Musa’nın öyküsü, antik dünyada bilinen her kahramanlık hikayesinin senaryosuna aykırı işler — ve yine de bir başarı öyküsüdür.
Anlatılması Kutsal Kitap’ta sadece iki bölüm tutar, ikisini de önceden okumaya değer: önce ikinci bir Hiksos ortaya çıkmasın diye İsrailoğulları’nı küçük tutma öyküsü, sonra da Musa’nın öyküsü kendisi.
İkinci bir Hiksos’a karşı mücadele
Firavun, İsrailliler’in büyük bir halk olmasını engellemek için elinden geleni yapar, ama ne denerse denesin başarısız olur — ve bu başarısızlık, neredeyse madde madde bir parodi gibi işler.
| Firavun’un bakışı | Gerçeklik |
|---|---|
| Firavun kendini tanrıların temsilcisi olarak görür. | Oysa o öykünün kilit bir kişisi bile değildir — adıyla anılmaz, temsil ettiği ve hiçbirinin adı geçmeyen tanrılar gibi bir arka plan figürü olarak ele alınır. Buna karşılık asıl kahramanlar adlarıyla anılır ve çoğunlukla kadındır, hepsi de Mısırlı değildir (ebelerin adı olan Şifra ve Pua, Sami kökenli adlardır). |
| Firavun, İsrailli köleleri ölesiye çalıştırmak ister. | Bunun yerine halk sayıca artmaya devam eder ve Mısır’dan ayrıldıklarında servetle yüklüdürler. Sonunda yalnızca özgür kalmakla kalmaz, onurları da geri verilmiş olur. |
| Ebelere yeni doğan bebekleri öldürmeleri emredilir. | Onlar ise — üstelik yabancı Asyalı kadınlar olarak — Firavun’a karşı gelirler ve cezalandırılmak yerine Tanrı tarafından çocuklarla kutsanırlar. |
| Yeni doğan bebekler Nil’e atılmalıdır. | Musa, Nuh’un Gemisi için kullanılanla aynı sözcükle anılan bir sepetin içinde Nil’e bırakılır ve kurtarılır. |
| Musa öyküdeki kilit kişidir, Firavun’u alaşağı edecek olandır. | Bunun yerine Firavun’un kızı tarafından büyütülür, üstelik kendi annesine onu emzirmesi için para ödenir. |
Musa’nın hikayesi
Musa’nın öyküsü, tipik antik kahramanlık öyküsünün tam tersidir. Aşağıdaki tablo alışılmış kalıbı Musa’nın başına gerçekte gelenlerle karşılaştırıyor.
| Sıradan kahramanlık öyküsü | Musa’nın öyküsü |
|---|---|
| Öykü, kahraman bebekken terk edildiğinde başlar (Herkül, Oidipus, Romulus ve Remus, Kiros…). | Musa, sevgi dolu annesi tarafından saklanır ve güvenli ellere teslim edilene kadar özenle gözetilir. |
| Çocuğu bulan kişi genellikle düşük statülüdür. | Musa, Firavun’un kızı tarafından büyütülür ve kendi annesi tarafından emzirilir. |
| Çocuğun kimliği bilinmez ve ancak sonunda ortaya çıkar. | Musa’nın kimliği en başından beri Firavun’un kızı tarafından bilinir. |
| Gerçek kimliğinin ortaya çıkması, ona hak ettiği statüyü kazandıran dönüm noktasıdır. | Musa’nın gerçek kimliği ise onu belaya sokar ve hayatta kalabilmek için kaçmak zorunda kalır. |
| Öykünün anlatılma amacı, kahramanın güç iddiasını göstermektir. | Öykü Musa’nın değil, Tanrı’nın sağlayışını ve egemenliğini gösterir. |
Musa’nın diğer öyküsü
Hayatındaki bir sonraki bölüm, onu 40 yıl boyunca çölde çobanlık öğrenmeye gönderir. Onu iyi bir lidere dönüştüren de tam olarak budur — sonradan İsa gibi biri olması için, İsrail’in liderleri gibi kötü bir lider olması için değil. Kutsal Kitap’taki birçok önemli kişi çobandı: İbrahim, İshak, Yakup, Davut, İsa ve “Mez. 23”ün mezmur yazarı.
Belki de bu 40 yılın anlamı, dizginlenemeyen bir öfkeden yeryüzündeki en alçakgönüllü insan olmaya, zor durumlarda bile sakin ve şefkatli kalabilen biri olmaya uzanan yolculuktur.
Sıradan ölçütlere göre bakıldığında, Musa hiç de kahraman malzemesi gibi görünmez.
İsrail’i, Tanrı’nın halkıyla yaptığı antlaşma gereği kurtaracak kişi odur; yine de kendi oğlunu sünnet etmeyi unutur — antlaşmanın kendi tarafına düşen tek koşulu — öyle ki İsrailli olmayan karısı onu kurtarmak zorunda kalır.
Tanrı’ya güvenmeyi de öğrenmesi gerekir. Bunun çarpıcı bir örneği, asasını yere attığında yılana dönüşmesi ve ona kuyruğundan tutması söylenmesidir — oysa her çocuk bilir ki bir yılan başının hemen arkasından tutulur, yoksa sizi ısırır.
Sonunda her şey yoluna girer, çünkü öykünün gerçek kahramanı hiçbir zaman Musa değil, Tanrı’dır.