Firavun’un yüreğinin katılaşması

Okuma süresi yaklaşık: 1 minute

Tanrı’nın Firavun’un yüreğini katılaştırması, onu zalimce davranmaktan başka seçeneği kalmayacak şekilde zorlaması ve sonra yine de onu bunun için cezalandırması adil mi?

Tanrı açıkça Firavun’un yüreğini katılaştıracağını söyler, öyle ki Firavun halkı bırakmayacaktır. Ama İbranice metin, bu tek İngilizce ya da Türkçe ifadenin öne sürdüğünden çok daha katmanlıdır. Anlatı boyunca bu katılaşmayı tarif etmek için üç farklı İbranice sözcük kullanılır:

  • katılaştırmak ya da güçlendirmek anlamına gelen chazaq
  • sert, şiddetli ya da acımasız olmak anlamına gelen qashah
  • ağır, yüklü ya da külfetli anlamına gelen kabad

Bağlantılara göz atarsanız her sözcüğün geniş bir çeviri yelpazesini kapsadığını görürsünüz. Bu üç fiilin hepsi Tanrı’nın Firavun’un yüreğini katılaştırması için kullanılır, ama aynı sıklıkla Firavun’un kendi yüreğini katılaştırması için de kullanılır.

İşte bu örtüşme, pasajın anahtarıdır. Örnekleri tek tek incelediğinizde ortaya çıkan örüntü şudur: Tanrı, Firavun’u kendi isteği dışında kötülüğe zorlamak için değil, Tanrı’nın işini gördüğü an pes etmemesi için — yani Tanrı’ya direnmeye devam edecek gücü olsun diye — yüreğini katılaştırmıştır. Nitekim Firavun da bunu defalarca kendi başına yapmıştır.

Firavun’un bu işteki kendi payı, en açık biçimde yıkıcı dolu belası sırasında görülür: önce günah işlediğini itiraf eder, sonra dolu durur durmaz yeniden günah işler ve kendi yüreğini katılaştırır.