İsa'nın zaferi (Böl. 12)
Bölüm 12.
Şeytan’ın kesintisiz başarısızlık sicili
- bölüm, Noel hikayesini kozmik bir açıdan yeniden anlatır: bir kadın (İsrail) bir çocuk (İsa) doğurur ve yıldızların üçte biriyle — düşmüş meleklerle — birlikte bir ejderha (Şeytan), doğduğu anda onu yutmak için bekler; Hirodes’in bebek İsa’ya kastetmesini yankılar bu. Çocuk ise Tanrı’nın tahtına alınıverir.
Göğün tarafından bakıldığında aynı olay bir savaş olarak yaşanır: Mikail (Daniel’in sonraki bölümlerindeki “insanoğlu” ile, dolayısıyla İsa ile bağlantılıdır) ejderhayla savaşır ve onu bir daha dönmemek üzere gökten atar — zafer, dikkat çekici biçimde, “Kuzu’nun kanıyla ve tanıklık sözleriyle” kazanılmıştır. Öfkeden kudurmuş ejderha bu kez kadının kendisine döner; ama ardından gönderdiği sel bile başarısız olur — yer onu yutar; İsrail’in kaçabilmesi için Kızıldeniz’in firavunun ordusunu yutmasını yankılar bu — ve kadına verilen “kartal kanatları”, Tanrı’nın Yeşaya 40:31‘deki kendi vaadini hatırlatır.
Sonunda ejderha “kadının soyundan geri kalanlara” — İsa’yı izleyen herkese — döner. Bölümün bu noktasında örüntü artık gözden kaçmaz: ejderhanın yaptığı her bir girişim başarısızlıkla sonuçlanır.

Sıkıntı neden yoğunlaşıyor?
Yenilgisinden sonra bir ses, bunun yeryüzü için kötü haber olduğunu duyurur (Vahiy 12:12) — Şeytan güçlendiği için değil, “zamanının az olduğunu” bildiği için. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış yenik bir düşman geri çekilmez; giderayak elinden geldiğince zarar verir. Bu bölümün tanıttığı Büyük Sıkıntı’nın biçimi budur: yapılan bir yanlışın cezası olarak acı çekmek değil, zamanı tamamen tükenmeden önce sağa sola saldıran, kaybetmekte olan bir düşmanın yol açtığı yıkım.
Önemli imgeler
- Güneşe sarınmış kadın - yalnızca Meryem değil, Mesih’in içinden çıktığı Tanrı halkı — önce İsrail, sonra ejderin kovaladığı kilise.